Fırıncımız Yusuf, her akşam servis biterken yarının hamurunu yoğurur. Maya, yıllardır yaşattığımız aynı ana mayadan gelir.
Hamur gece boyunca soğukta dinlenir; sabah gün doğmadan taş fırın zeytin odunuyla yakılır. Fırının taşı doğru ısıya geldiğinde ekmekler içeri sürülür — kabuk çıtırdar, içi süt gibi kalır.
O ekmeği masaya kendi yağımız ve tuzlu tereyağıyla koyuyoruz. Çoğu misafirimiz için sofranın ilk hatırası bu oluyor.
Günce
Ekşi mayalı ekmeğimizin 18 saatlik yolculuğu: maya, bekleyiş ve zeytin odunu ateşi.
